Haber Detayı
29 Ekim 2017 - Pazar 00:08
 
AMACIMIZ KİMSESİZLERİN KİMİ OLMAK
Sosyal güvencesi olmayan ihtiyaç sahiplerine belirli periyotlar halinde yardım eli uzatan Yarım Elma Derneği'ni
BELEDİYELER Haberi


Sosyal güvencesi olmayan ihtiyaç sahiplerine belirli periyotlar halinde yardım eli uzatan Yarım Elma Derneği'ni 'yüzyılın iyilik hareketi' olarak nitelendiren Dernek Başkanı Erol Öztürk, "Amacımız kimsesizlerin kimi olmak ve bunu yaparken de insanların onurunu kırmamak" dedi.

                EROL ÖZTÜRK: Yardım yapmak isteyenler derneğimize gelebilirler ki bundan çok mutlu oluruz. İşleyişini görmüş olurlar. Her ailenin bir akıllı numarası var. Buraya gelip ihtiyaçlarını karşılıyor, para vermeden çıkıp gidiyorlar. Paranın geçmediği bir süpermarkettir burası. Burada geçen tek şey sevgidir.

- Göreve ne zaman başladınız? Bize biraz hikâyenizden bahseder misiniz?

- Yarım Elma Derneği'nde 2005 yılında kurucu üye olarak görev aldım. Derneğin bütün kuruluş aşamasından sekretaryasına kadar dernek üyelerinin ve dernek binasının tespitini yaptım. O dönemde dernek danışma meclisinde görev aldım. 2015 yılında yönetim kurulu başkanlığına getirildim ve hala görevi sürdürmekteyim. Amacımız kimsesizlerin kimi olmak. Bu dernek hareketine yüzyılın iyilik hareketi olarak bakmaktayım ve Afyonkarahisar'da insan onurunu kırmadan nasıl yardım yapılabileceğini Yarım Elma Derneği göstermiştir.

- Hangi amaçla ne zaman kuruldunuz? Bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? 

- Derneğimizin amacı sosyal güvencesi olmayan ihtiyaç sahibi kimselere maddi ve manevi yardımlarla destek olmaktır. Yarım Elma'nın çıkışı gıda yardımıyla olsa da daha sonra biz bunun eksik olduğunu görüp Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu derneğin kurulma fikrini ortaya atan Prof. Dr. Aziz Akgül Hocamız da sıkıntıları dile getirince ihtiyaç maddelerini de gündeme aldık. Dolayısıyla yiyecek, içecek, yakacak ve diğer ihtiyaç maddeleri derneğimizin hizmet alanı içindedir. Şu anda 950 aileye hizmet veriyoruz. Biz bu ailelere her bayram yeni kıyafetler temin ediyoruz. 3 aylık periyotlar halinde gıda ve diğer ihtiyaç maddelerini karşılıyoruz. Bu arada mesela bayramda, bayram harçlığı verildi. Eğitim sezonu açılacağı için çocukları okula giden ailelere özellikle daha fazla destekte bulunduk. Bu yardım 950 aile ile sınırlı kalmıyor. Ramazanlarda ayrıca ramazan kolileri hazırlayıp çevre kasaba ve köylere de hizmet götürüyoruz. Rastgele bir dağıtım söz konusu değildir. Daha önce tespit ettiğimiz kişilere belli bir düzen içinde bu yardımları ulaştırıyoruz. Bu yardımların kaynağı ne derseniz yardımların kaynağı Afyonkarahisar halkının zekât müessesesinin değerlendirilmesi. Zekât hassas bir konudur ve hayırsever zekâtını bize verdikten sonra sorumluluktan kurtuluyor esas ağır yük bizim omuzlarımızda. Bizimde gerçek ihtiyaç sahiplerine bu yardımı ulaştırmamız gerekiyor. Bunun içinde bir araştırma ekibimiz var. Bize başvuranların resmi formları hazırlandıktan sonra evlerini inceliyoruz, komşularıyla görüşüyoruz en son muhtarlarla görüşüyoruz ve yardıma başlıyoruz. Biz bu insanlara sürekli olarak çalışmaları ve iş bulmaları gerektiğine ikna etmeye çalışıyoruz. Kişilere iş bulmaları konusunda yardımcı oluyoruz ve işçi arayanlar bize başvuruyorlar. Uygun gördüğümüz kişiler genellikle kadın ağırlıklıdır. Mevcut iş yerine götürüyoruz işe başlatıyoruz işe devam ederse 1 ay sonra yardımı kesiyoruz. Dolayısıyla İslami hoşgörü içerisinde biraz daha çağdaş yaklaşımla bunların ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz. Bu konuda Afyonkarahisar Halkı çok yardımseverdir.

– Faaliyet alanınız nedir ve kimlere hizmet veriyorsunuz?

– Faaliyet alanımız ihtiyaç sahibi kişilere ihtiyaçlarını gidermek amacıyla yardımda bulunuyoruz. İhtiyaçlar; yiyecek, içecek, yakacak, temizlik maddeleri ve giyimden oluşuyor. Yakacak olarak odun kömür her zaman olmuyor ama her kış birkaç yüz ton kömür bağışı yapılıyor ve daha önceden tespit ettiğimiz ailelere Şubat-Mart aylarında veriyoruz. Odun ve kömürlerinin bittiğine inandığımız ve kömürlüklerine baktığımız insanlara yardım yapıyoruz. Geçmiş yıllarda kömür yardımı haricinde soba dağıtımı yapıldı hatta bazı kırsal kesimden gelen aileler soba yerine kuzine istediler. Onlara da kuzine dağıtımı yapıldı. Hem ekonomik hem sıcak su ihtiyacını karşılıyor hem yemeğini pişiriyorlar. Ayrıca  geçen yıl Afyonkarahisar Belediyesi'nin ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına yönelik her yıl geleneksel olarak düzenlediği Toplu Sünnet Şölenine de sponsor olduk. Farklı bir hizmetimiz daha var. Sosyal güvencesi yeterli olmayan ve sağlık problemleri olup ameliyat olması gereken vatandaşlara da yardımcı oluyoruz. Özellikle bebekler üzerinde çok hassasım. Bu yıl 4-5 tane dudak ve damak yırtığı bebek geldi annesini bile ememiyordu. Hacettepe Üniversitesi Çocuk Cerrahisinde bir profesörümüze ameliyat yaptırdık. Bu bizi de yardım edenleri de mutlu ediyor. Tabi bu işte yine hayırseverlerin katkısı büyüktür. Bizim bir whatsapp hayırsever grubumuz var. İhtiyacı olan kişi için buradan paylaşım yapılıyor ve gereken miktarda yardım birkaç saat içinde toplanıyor. Allah'a şükür hiç mahcup olmadım ve bu arada yine işitme engelli çocuklar için devletin karşılamadığı kulaklıklar var. Geçenlerde bir çocuğumuzun ihtiyacının bir kısmını Derneğimiz bir kısmını ise Valilik karşıladı ve o çocuğu hayatın seslerine kavuşturduk. Dolayısıyla bazen Derneğin faaliyet amaçları dışına çıkabiliyoruz ama bu pozitif bir yaklaşım ve bunu da sürdüreceğiz. Bu bizim işimiz değil demiyoruz. Dedik ya kimsesizlerin kimi olacağız diye bir ümit bize gelmiş pek çoğu son çare olarak bize gelen kişiler var ve bizden mutlu ayrılsın istiyoruz. Ben o küçük bebeği kendi torunum gibi ve gelen çocukları kendi çocuklarım gibi görüyorum. Kişi yerine kendinizi koyduğunuz an iş değişiyor. Mutlaka bir çare bulmanız gerekiyor. Şükürler olsun yüzümüz kara çıkmadı Yarım Elma Derneği olarak.

– Hangi kriterlere göre ihtiyaç sahiplerini belirliyorsunuz?

– Asgari ücretin altında geliri olan ailelere yardımda bulunuyoruz. Özellikle gıda yardımı yapılıyor. Ben gıda yardımı konusunda çok hassasım yiyecek içecek haricinde hijyene de önem verdiğim için her kolinin içine 4-5 adet diş fırçası, diş macunu ve temizlik malzemeleri haricinde kişisel bakım malzemeleri de koyuyoruz.

– Yardım faaliyetlerinizi sürdürmenizi sağlayan alt yapıyı nasıl sağladınız?

– Bize yardım eden üyelerimizin yanında üye olmadığı halde her yıl bize zekâtını, kurbanını getiren insanlar var. Böyle olunca onlar bizim ihtiyaçlarımızı gideriyorlar kasamız ve depomuz hiç boş kalmıyor. Şu anda baksak en az bin aileye verilecek yardımımız mevcut. Dernek müdürümüzle görüştüm yıl sonuna kadar ihtiyacımız olan birkaç kalem malzeme eksiğimiz var. Onları da en kısa sürede tamamlayıp eğitim yardımı amaçlı köylere gideceğiz. Dolayısıyla yardım faaliyetinin kaynağı Afyonkarahisar Halkı'nın vermiş olduğu zekât fitre ve sadakalardır.

– Derneğinize bağış yapmak isteyenler nasıl bir yol izlemeli?

– Derneğimize bağış yapmak isteyenler bizi direkt arayabilirler. Makbuz karşılığı veya banka hesaplarımız var o banka hesaplarına para yatırabilirler. Ya da malzeme veriyorlar özellikle ramazanlarda. Mesela İstanbul'da bir hayırsever var, bize 5 ton pirinç gönderiyor. Bir bakliyatçı var 5 ton mercimek, 5 ton nohut gönderiyor. Bizim Yarım Elma Derneği logolu para ile satılmaz yazılı özel jelâtin torbalarımız var bu ürünleri bu jelâtinli torbalarla paketleyip dağıtımını yapıyoruz. Yardım yapmak isteyenler Derneğimize gelebilirler ki bundan çok mutlu oluruz işleyişini görmüş olurlar. Paranın geçmediği bir süpermarkettir burası. Her ailenin bir akıllı numarası var aile geliyor ihtiyaçlarını karşılıyor barkot sisteminden geçip faturası kesiliyor. Faturadan bir örnek ihtiyaç sahibinde kalıyor bir örnek bizde kalıyor. Para vermeden çıkıp gidiyorlar. Burada geçen tek şey sevgidir.

– Sizce sosyal sorumluluk nedir?

– Sosyal sorumluluk karşımızdaki kişinin yerine kendimizi koymak ve onun ihtiyaçlarını giderebilmektir. Yani sokakta gördüğünüz kişiye para vererek huzur bulmak değildir. Bu şekilde sosyal sorumluluk olmaz o ailenin içine girmek, bu ihtiyaç durumunun sebebini bulmak gerekiyor. Sosyal sorumluluk sadece yeme ve içme değil, kişinin insanca yaşayabilmesidir. Bir dernek için çok afakî hedefler gibi görünse de insan istediğinde başarabiliyor. Bu benim görevim değil demiyoruz gece gündüz çalışıyoruz. Mesela Kurban Bayramı öncesi çok sıkıntılı günler geçirdim. Bayram haftasında işimi gücümü bıraktım. Kurbanlık alması için besicilerle görüştüm.Kurbanlık almak, pazarlığını yapmak, getirmek, uygun bir veteriner eşliğinde kesimini sağlamak için. Bunlar bir hizmet işi ama hiç şikâyetçi değilim. Önemli olan hizmet verebilmektir. 15 adet büyükbaş, 50'ye yakın küçükbaş hayvan kesimi yapıldı,  parçalandı ve ikişer buçuk kilo şeklinde paketleme yapılarak soğuk hava depomuza kondu. Huzur içindeyiz, 10 tona yakın etimiz var. Hatta farklılık olsun diye geçen yıl denemiştik,  bu yılda yaptık. Birkaç büyükbaş kurbanı anlaştığımız kasaba verdik ve organik sucuk yaptırdık. İçinde hiç kimyasal madde yok. Tamamen baharat ve sarımsak ağırlıklı olarak üretildi. Geçen yıl protokol ve üyelerimize söylediğimde tatmak isteyenler oldu. Tabii ki ücreti karşılığında bir kangal sucuk 100 lira. Derneğimize bağışta bulunabilirsiniz dedim. Çok hoşlarına gitti.

– Afyonkarahisar'daki insanların sosyal duyarlılığını nasıl buluyorsunuz? Yardımda sizlere yeterli desteği veriyorlar mı?

– Afyonkarahisar halkı son derece duygusal ve iyi niyetli. Tabi bu ekonomik çarkın döngüsüyle de doğru orantılı. Ticari faaliyetler iyi gittiği sürece hayır için bağışlanan rakamlar daha yüksek oluyor. Ama şükürler olsun her zaman depolarımız ve banka hesaplarımız dolu.Bunu da yerinde harcıyoruz. Ben Afyonkarahisar'daki bu duyarlılığın Mevlevi kültüründen kaynaklandığını düşünüyorum. Afyonkarahisar bir Mevlevi şehri ve bu ritüeller hala yaşatılıyor. İnsan sevgiside yine aynı kaynaklı.Geçenlerde Uzun Çarşı'daki bir esnafımız aradı. Evinin mobilyalarını yeniliyormuş, bize bağışlamak istedi. Diğer hizmetimizde budur. Kullanılmış ama işe yarayan mobilyaları alıp ihtiyaç sahiplerine veriyoruz.

– Toplanan yardımlarınızın suiistimale uğramaması için iç denetim mekanizmanızı nasıl oluşturuyorsunuz? 

– Tamamen kayda dayalı bir sistemimiz var. Bize gelen bağış kayda alınıyor ve gelen paraya makbuz kesiliyor.Eğer yardım paraysa bankaya yatırılıyor, malsa alındı makbuzu verilip kaydı yapılıyor. Çok ciddi bir muhasebe kayıtlarımız var.  İyi bir mali müşavir Derneğimizi takip ediyor ve iç denetimlerimizi o yapıyor.

– Yardım süreci ve sonrasında denetleme yapılıyor mu?

– Yardım yaptığımız aileleri zaman zaman denetliyoruz. Evlerine gidip bakıyoruz hatta kömürlüklerine girip bakıyoruz. İstismar tabi ki oluyor. Evinin boş kömürlüğünü bize gösteriyor. Hatta başka dernek ve kurumlara da gösterip aynı anda birçok yerden kömür yardımı alıyor ve fazlasını maalesef satıyor, bunu tespit ediyoruz.  Diğer kuruluşlarla ve Valilikle de diyalog halindeyiz tespit edildiğinde kara listeye alınıyorlar. İnsanın olduğu her yerde suiistimal oluyor. Ama buna bakarak moral bozmaya gerek yok.

– Yardım faaliyetlerinizi yürütürken size umut veren ya da sizi çok üzen bir durumla hiç karşılaştınız mı? 

– Umut veren güzel şeyler oluyor. Mesela uzun yıllar kişiye yardım vermişiz, sonra iş bulmuş ve bizim Derneğimize gelip yardımda bulunuyor. Bundan daha güzel ne olabilir. Geçen yıl kurban kesimini Susuz 'da yaptırmıştık. Bir aile ile oturuyoruz kurbanlar kesiliyor çevre halktanda gelmişler. Logomuzu görünce birisi geldi ve gözyaşlarıyla dedi ki; Benim oğlum kanserdi, çok yardım ettiniz. En zor günümüzde yanımızda oldunuz. Oğlumu kaybettik, kimse bize yardımcı olmadı. Siz çok yardımcı oldunuz. Rabbim kimseye böyle acılar yaşatmasın.

– Afyonkarahisar'daki diğer yardım dernekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

– Afyonkarahisar'da hayırsever insanlar çok fazla. Başka yardım dernekleri de var. Ben listelerin birleştirilmesi taraftarıyım. Diğerleri kime ne yardım yapıyorsa, bizim listemizle birleştirilmesini isterim. Valilikle işbirliği içindeyiz. Zaman zaman Kızılay'la da işbirliği yapıyoruz. Birlik beraberlik olması gerektiğini düşünüyorum. Bir arada olunsa, çok daha güçlü hizmet olacak ve gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşacağız. Ama fikir birliği içindeyiz;  onlar bize, biz onlara danışarak işi yürütüyoruz.

-Yardımlarınızı nasıl ulaştırıyorsunuz?  Kısaca yardımların sizden ihtiyaç sahiplerine ulaşana kadar nasıl bir yol izlediğinize dair bize bilgi verir misiniz? 

İhtiyaç sahibi aileler bizim denetimimiz altında olduğu için, biz üç aylık periyotlar halinde randevu veriyoruz. Diyelim ki 23 Ekim'de öğleden önce vatandaşa randevu veriyoruz. Diğer vatandaşa da öğleden sonra gel diyoruz. İhtiyaç sahipleri aynı anda Derneğimizde bulunmuyorlar. İçeri girseler bile bekleme salonunda oturuyorlar. Birde alışveriş duygusunu yaşamaları için reyonlarımız var. Ayrıca köylere ve kasabalara yardımları kendimiz götürüyoruz. Oradaki muhtarlarla liste oluşturuyoruz. Gideceğimizi haber veriyoruz ve insanlara sıra halinde kargaşa olmadan dağıtım yapılıyor. Kurban Bayramı öncesi yaklaşık 200 bin lira nakit yardımı yapıldı. Ama bir düzen dâhilinde yapılıyor. Afyonkarahisar Halkı adına bu işleri yürütüyoruz. Bu yardımlar dağıtılırken kendi cebimden çıkacakmış gibi hassas davranmak zorundayım. Derneğimiz personeli çok duyarlı davranıyor.

- Yardım faaliyetlerine katılmak isteyen insanlarda ne gibi özellikler arıyorsunuz? Herkes yardım faaliyetlerinize katılabilir mi? Kimleri gönüllü olarak kabul ediyorsunuz? 

Yardım etmek isteyen herkese kapımız açık, sadece şov amaçlı olmasın istiyoruz. Eksik tarafımızın farkındayım, kadın kollarımız yok. Pek çok dernekte kadın kolları mevcuttur. Diyaliz Derneği'ni kurduğumda ilk işim kadın kollarını kurmak olmuştu. Görüyorum ki kadın eli değen her yerde bir huzur bir düzen oluyor. Bizimde inşallah Yarım Elma Derneği olarak böyle bir kadın koluna ihtiyacımız var. En çok bayram haftalarında kıyafet dağıtım işi bizi zorluyor. Bunun için ücretli işçi tutuyoruz. Bu iş için gönüllü insanlara ihtiyacımız var, çünkü işi para ile yaptırıyoruz. Ama inşallah kadın kollarını oluşturacağız. Bu iş zor ve sorumluluk isteyen bir iş. Maddi, manevi güç istiyor.

- Afyonkarahisar'ın sosyal yardımlaşma konusunda eksikleri nelerdir?

En önemli eksikliğimiz diyalog. Bu işi yapan dernekler ya da gönüllüler arasında diyalog eksikliği var. Bundan dolayı da hizmetin esas ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor. Profesyonelce kendini ihtiyaç sahibi olarak gösterip yardım alan insanlar var. Bunların mutlaka afişe edilmesi lazım ve bunların kırmızı kalemle üzerlerinin çizilmesi gerekiyor. Onun içinde bir işbirliği gerekiyor ve bilgi akışı lazım. Mesela bizim en iyi diyalog kurduğumuz yine kadın derneği. Gül Anneler Derneği Başkanı Halise Hanım'la görüşüyoruz. Evlendirmek istediği gençlerin çeyizlerini hazırlıyoruz. Beyaz eşyalarını takım olarak veriyoruz.

- Afyonkarahisar'daki yardım faaliyetlerini artırmak için neler yapılabilir?

Yardım faaliyetleri yeterince var. Esas sıkıntı bu işleri profesyonel olarak yapacak kişiler yok. Tabi ki yardım yapalım ama yardımı sadece yiyecek, içecek ve yakacak olarak değil. Eğitim yardımı ve meslek edindirme yardımlarına yönelmemiz gerekiyor. Mesela çalışmak isteyen kadınlarımızı ev temizliğine giden kadınların yanına işi öğrenmeleri için yardımcı personel olarak görevlendiriyoruz. Hayata bakış açıları değişiyor dimdik duruyorlar. Temizlikte olsun, tekstilde olsun iş öğretmeyi amaçlamalıyız.

- Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

2004 yılında Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Sosyal projeleri hayata geçirmemiz gerekiyor. görüşünden sonra gıda bankacılığı fikri ortaya çıktı. Ve yardıma muhtaç insanları koruyan sistemleri günlük hayata geçireceğiz bildirisinden sonra bu işe karar verdik. O yılki sosyal projelerinden biridir gıda bankacılığı. Aynı yıl içinde hazırlığını yaptık ve 2005 yılında Derneğimizi açtık. Türkiye'de bu konuda açılan ilk derneğiz. Belediyemiz Özel Kalem Müdürü Mehmet Savaş ile birlikte gıda bankacılığının kuruluşu için Aziz Akgül Hocamız ile görüşmek üzere Ankara'ya gittik. Projenin hayata geçişi hakkında bilgi aldık. 15 gün içinde sekretaryasını yapıp derneği kurduk. Türkiye'de gıda bankacılığının fikir babası Aziz Akgül'dür. Ayrıca Yönetim Kurulu Üyelerimizden Melih Yurter, İbrahim Alimoğlu, Bekir Şapçı ve Hakkı Oruç'a desteklerinden ve emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

*** BAĞIŞTA BULUNMAK İSTEYEN YARDIMSEVERLER İÇİN BANKA HESAP NUMARALARI

ALBARAKA TL HESAP NO:502163-3

TL İBAN-TR80 0020 3000 0050 2163 0000 02

ALBARAKA EURO HESAP NO:502163-4

EURO İBAN-TR26 0020 3000 0050 2163 0000 04

GARANTİ BANKASI HESAP NO:3/6294592

İBAN-TR57 0006 2000 0030 0006 2945 92

Değerli Erol Öztürk'e bize vakit ayırıp sorularımızı yanıtladığı için teşekkür ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Kaynak: (AB) - Afyon Belediyesi Editör: Afyon Kent Haber
 
Etiketler: , AMACIMIZ, KİMSESİZLERİN, KİMİ, OLMAK ,
Haber Videosu
Yorumlar
2.Lig Kırmızı Grup
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Afjet Afyonspor Ptt ligine çıkarmı ?
Özlü Sözler
Kırk küpü yerden göğe dizseler, ortadan birini çekeler, var sen seyreyle gümbürtüyü…


Yunus Emre
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Arşiv
Alexa
Haber Yazılımı